# E Vitamini Takviyesi Kimler İçin Uygun Olmayabilir?

E vitamini besinlerde bulunan gerekli bir vitamindir; ancak yüksek doz takviye, besinden alınan E vitaminiyle aynı risk profiline sahip değildir. Yağda çözündüğü için dokularda tutulabilir ve yüksek miktarlar pıhtılaşmayı etkileyebilir. “Antioksidan” etiketi, ürünün herkeste güvenli veya koruyucu olduğu anlamına gelmez.

Kan sulandırıcı kullananlar

E vitamini trombositlerin birbirine yapışmasını azaltabilir ve K vitaminine bağlı pıhtılaşma süreçlerini etkileyebilir. Warfarin, heparin, aspirin, klopidogrel veya başka antikoagülan/trombosit önleyici ilaçlarla yüksek doz kullanıldığında kanama riski artabilir. Etkileşimin düzeyi doza ve kişinin diğer risklerine bağlıdır; güvenli bir “herkese uygun” eşik belirlenemez.

Kolay morarma, uzun süren burun kanaması, idrarda veya dışkıda kan ve açıklanamayan şiddetli baş ağrısı değerlendirme gerektirir. Takviyeyi reçeteli ilacın yerine kullanmak veya kan sulandırıcıyı kendi başına azaltmak tehlikelidir.

Ameliyat planlananlar

Cerrahi ve diş işlemleri öncesinde kanamayı etkileyebilecek bütün ürünler sağlık ekibine bildirilmelidir. “Vitamin olduğu için söylemeye gerek yok” düşüncesi yanlıştır. Ürünün ne zaman bırakılacağı işlemin türüne, doza ve kullanılan ilaçlara göre hekim tarafından belirlenir; internetteki sabit gün sayıları herkes için uygun değildir.

Kanser tedavisi görenler

Yüksek doz antioksidanların kemoterapi veya radyoterapinin etkisini değiştirip değiştirmediğine ilişkin bulgular tedaviye göre farklıdır. Bazı tedaviler oksidatif mekanizmalardan yararlanabilir. Bu nedenle kanser hastaları E vitamini ve başka antioksidan takviyeleri onkoloji ekibinden habersiz kullanmamalıdır. Besinlerdeki normal miktarlar ile konsantre takviyeler aynı değerlendirilmez.

Eksiklik olmadan yüksek doz kullananlar

Genel toplumda E vitamini takviyesinin kalp hastalığını veya kanseri önlediği gösterilmemiştir. Bazı araştırmalarda uzun süre 400 IU sentetik E vitamini kullanan erkeklerde prostat kanseri riskinde artış bildirilmiştir. Üst alım sınırının altında olmak her dozun yararlı olduğu anlamına gelmez.

Yağ emilim bozukluğu veya nadir genetik hastalığı olan kişide E vitamini tedavisi gerekebilir; bu durumlarda doz laboratuvar ve klinik izlemle belirlenir. Sağlıklı kişinin koruyucu amaçla yüksek doz almasıyla aynı değildir.

Etikette nelere bakılmalı?

Miktarın mg mı IU mu olduğu ve formun doğal "d-alpha" mı sentetik "dl-alpha" mı olduğu kontrol edilmelidir; IU dönüşümü forma göre değişir. Multivitamin, cilt ürünü ve tekli E vitamini birlikte kullanılıyorsa toplam doz hesaplanmalıdır. En güvenli başlangıç, takviyenin hangi somut ihtiyacı karşıladığını sormaktır.

Besinlerden E vitamini almak neden farklıdır?

Badem, ayçiçeği tohumu, fındık, avokado ve bitkisel yağlar E vitaminini yiyecek matrisi içinde sağlar. Bu besinlerdeki miktarlar yüksek doz kapsüllerden çok daha düşüktür ve normal porsiyonlarda kanama riskine yol açması beklenmez. Aynı zamanda lif, doymamış yağ ve başka besin öğeleri alınır.

Kuruyemiş ve yağlar enerji yoğun olduğu için porsiyon dengesi korunmalıdır; E vitamini amacıyla sınırsız tüketilmez. Çeşitli beslenme, eksiklik riski bulunmayan çoğu kişi için takviyeden daha uygun başlangıçtır. Emilim hastalığı bulunanlarda ise gıda miktarını artırmak yeterli olmayabilir ve profesyonel plan gerekir.

Kaynaklar